Kimyasal peelingler ulaştıkları cilt derinliğine göre üç ana grupta değerlendirilir.
Yüzeysel peeling, cildin en üst katmanlarında etkili olur. Glikolik asit, laktik asit ve bazı salisilik asit uygulamaları bu gruba girebilir. Hafif ton eşitsizlikleri, yüzeysel pigment sorunları, akne ve cilt dokusundaki pürüzler için kullanılabilir.
Orta derinlikte peeling, daha derin bir kontrollü soyulma oluşturur. TCA farklı yoğunluklarda bu amaçla kullanılabilir. Güneş hasarı, pigment değişiklikleri ve bazı yüzeysel kırışıklıklarda değerlendirilebilir.
Derin peeling, cildin daha alt katmanlarına ulaşır. Fenol içeren uygulamalar bu gruptadır. İyileşme süresi daha uzundur ve yüzeysel peelinglerden çok daha fazla tıbbi takip gerektirir. Derin fenol peelinglerinde sistemik yan etkiler nedeniyle kalp dahil olmak üzere farklı organlarla ilgili güvenlik konuları da dikkate alınır.
Bu nedenle “kimyasal peeling” denildiğinde bütün uygulamaların aynı işlem olduğu düşünülmemelidir.
Kimyasal peelingin uygun olduğu sorun, kullanılan peeling türüne göre değişir.
Yüzeysel ve orta derinlikteki uygulamalar bazı kişilerde:
görünümünü azaltmaya yardımcı olabilir.
Ancak kimyasal peeling bütün akne izlerini ortadan kaldırmaz. Özellikle derin çukur şeklindeki akne izlerinde tek başına peeling yeterli olmayabilir.
Aynı şekilde melazma da yalnızca bir peeling işlemiyle tamamen ortadan kaldırılabilen basit bir leke değildir. Peeling bazı kişilerde tedavi planının bir parçası olabilir ancak tekrar etme ihtimali vardır.
Kimyasal peeling öncesinde cildin ve kişinin sağlık durumunun değerlendirilmesi gerekir.
İşlem yapılacak bölgede;
bulunuyorsa uygulamanın ertelenmesi gerekebilir.
Keloid veya belirgin anormal yara izi eğilimi, daha önce yaşanan pigment sorunları ve bazı ilaçların kullanımı da planlamayı etkileyebilir. Peeling derinliği arttıkça bu değerlendirme daha önemli hale gelir.
Gebelik veya emzirme döneminde de kullanılacak kimyasal maddenin türü ayrıca değerlendirilmelidir. Bütün peelingleri tek bir grupta değerlendirip “gebelikte kesinlikle yasaktır” demek doğru değildir ancak kozmetik amaçlı işlemlerde temkinli yaklaşılır.
Peeling sonrasında ortaya çıkan değişiklikler işlemin derinliğine bağlıdır.
Yüzeysel peeling sonrasında;
görülebilir.
Orta ve derin uygulamalarda ise kızarıklık, belirgin soyulma, kabuklanma ve daha uzun süren hassasiyet meydana gelebilir. İşlem derinleştikçe iyileşme süresi ve komplikasyon ihtimali artar.
Soyulan deriyi çekmek veya kabukları koparmak cildi tahriş edebilir. Bu nedenle soyulmanın kendiliğinden ilerlemesine izin verilmesi daha uygundur.
Her peeling işleminden sonra gözle görülür şekilde soyulma olması da gerekmez. Özellikle hafif yüzeysel peelinglerde çok az pullanma olabilir veya belirgin soyulma hiç görülmeyebilir.
Cildin gözle görülür şekilde soyulmaması, işlemin mutlaka etkisiz olduğu anlamına gelmez.
Peeling sonrasında cilt geçici olarak daha hassas olabilir. Bu dönemde bakımın amacı tahrişi artırmamak ve cildi güneşten korumaktır.
Nazik bir temizleyici ve cilde uygun nemlendirici kullanılabilir. Retinoid, peeling asitleri, sert fiziksel peelingler ve tahriş oluşturabilecek bazı aktif ürünlere ara verilmesi gerekebilir.
Güneşten korunma özellikle pigment değişikliğini önlemek açısından önemlidir. Kimyasal peeling komplikasyonlarında güneşe maruz kalmanın pigment sorunlarını artırabildiği bilinmektedir.
Güneş koruyucunun mutlaka yalnızca mineral filtreli olması gerekmez. Önemli olan cildi tahriş etmeyen, yeterli güneş koruması sağlayan ve düzenli kullanılabilen bir ürün seçilmesidir.
Bol su içmenin peeling yapılan cildi içeriden daha hızlı iyileştirdiği veya soyulmayı hızlandırdığı şeklinde özel bir etkisi gösterilmiş değildir. Normal günlük sıvı ihtiyacının karşılanması yeterlidir.
Kimyasal peeling sonrası soyulan deri koparılabilir mi?
Soyulmuş cildi veya oluşan kabukları zorla çekmek tahrişe, kanamaya ve pigment değişikliklerine neden olabilir. Bu nedenle derinin kendiliğinden ayrılmasına izin vermek daha uygundur.
Kimyasal peeling sonrası ne zaman makyaj yapılabilir?
Kesin süre peelingin derinliğine göre değişir. Çok hafif yüzeysel işlemlerde daha erken makyaja dönülebilirken orta veya derin peeling sonrasında cilt bariyerinin toparlanmasını beklemek gerekebilir. Her uygulama için geçerli 24 saat veya 5–7 gün kuralı yoktur.
Kimyasal peeling yazın yapılabilir mi?
Bazı yüzeysel peelingler yaz aylarında da değerlendirilebilir. Ancak güneş maruziyeti işlem sonrası leke riskini artırabileceğinden kişinin peeling türüne uygun şekilde güneşten korunabilmesi gerekir.
Kimyasal peeling lekeleri tamamen geçirir mi?
Hayır. Bazı güneş lekeleri ve yüzeysel pigment sorunlarının görünümünü azaltabilir ancak her lekeyi tamamen ortadan kaldırmaz. Özellikle melazma tekrar edebilen ve uzun dönem takip gerektirebilen bir durumdur.
Kimyasal peeling akne izlerine iyi gelir mi?
Bazı yüzeysel akne izleri ve sivilce sonrası renk değişiklikleri için yardımcı olabilir. Derin çukur izlerde ise tek başına yeterli olmayabilir ve farklı yöntemler gerekebilir.
Kimyasal peeling sırasında yanma normal midir?
Hafif batma veya yanma görülebilir. Ancak çok şiddetli veya beklenenden farklı bir ağrı sıradan bir işlem belirtisi olarak kabul edilmemelidir. Hissedilen rahatsızlığın düzeyi kullanılan peeling maddesi ve derinliğine göre değişir.
Evde kullanılan asitlerle klinik kimyasal peeling aynı mıdır?
Hayır. Ev tipi kozmetik asit ürünleri ile profesyonel kimyasal peeling aynı yoğunluk ve risk düzeyinde değildir. Özellikle yüksek konsantrasyonlu asitlerin kontrolsüz kullanılması kimyasal yanık, kalıcı renk değişikliği ve yara izine yol açabilir. Klinik uygulamalarda kullanılan bazı güçlü peeling maddeleri evde kendi kendine uygulanmamalıdır.
Klinik dermatoloji ve kozmetik dermatoloji hakkında tüm merak edilenler için bize ulaşabilirsiniz.