İşlem sırasında iğne veya kanülün dokudan geçmesi küçük bir travma oluşturur. Vücudun buna verdiği yanıt sonucunda geçici şişlik oluşabilir.
Hyalüronik asit suyla etkileşime giren bir maddedir. Kullanılan dolgunun özelliklerine göre işlem sonrasında su tutulumuna bağlı şişlik de görülebilir. Ancak göz altındaki bütün şişliği yalnızca “dolgunun çevreden su çekmesi” ile açıklamak doğru değildir.
Şişliğin miktarını;
gibi birçok faktör etkileyebilir.
Göz çevresindeki ödem bazı kişilerde sabah saatlerinde daha belirgin de olabilir.
Morarma, iğne veya kanülün küçük bir kan damarına temas etmesi sonucunda cilt altına az miktarda kan sızmasıyla oluşabilir.
Göz çevresindeki cilt ince olduğu için küçük bir morluk bile belirgin görünebilir.
Herkeste morluk oluşmaz. Kişinin damar yapısı, kullanılan enjeksiyon yöntemi ve bazı ilaçlar morarma ihtimalini etkileyebilir.
Aspirin ve bazı kan sulandırıcı ilaçlar morarma ve kanama eğilimini artırabilir. Ancak doktor tarafından reçete edilmiş ilaçlar dolgu yaptırmak amacıyla kişinin kendi kararıyla kesilmemelidir. İlaç değişikliği gerekiyorsa bunu ilgili sağlık profesyoneli değerlendirmelidir.
Bitkisel ürünler ve takviyeler de işlem öncesinde kullanılan ilaçlarla birlikte bildirilmelidir.
Göz altı dolgusu sonrasında oluşan hafif şişlik genellikle ilk 24-48 saat daha belirgindir. Çoğu kişide 3-5 gün içinde büyük ölçüde azalır ve yaklaşık bir hafta içinde düzelir.
Morarma varsa genellikle 7-10 gün içinde geçer. Cilt yapısına ve morluğun büyüklüğüne bağlı olarak bu süre iki haftaya kadar uzayabilir. İlk günlerde iki göz arasında hafif şişlik farkı görülmesi de mümkündür.
Şişlik bir hafta geçmesine rağmen azalmıyorsa, giderek artıyorsa veya bölgede şiddetli ağrı, belirgin renk değişikliği, sertlik ya da görmeyle ilgili bir sorun gelişirse uygulamayı yapan hekime başvurulmalıdır.
İşlemden hemen sonra hafif ve aralıklı soğuk uygulama bazı kişilerde şişlik ve rahatsızlığın azalmasına yardımcı olabilir.
Soğuk uygulama yapılacaksa buz doğrudan cilde temas ettirilmemeli ve göz küresine baskı uygulanmamalıdır. Dolgu yapılan bölge de sert şekilde bastırılmamalıdır.
İlk dönemde göz çevresini ovuşturmamak ve gereksiz baskıdan kaçınmak uygun olur. Uyurken başı bir miktar yüksek tutmak bazı kişilerde daha rahat hissettirebilir ancak bunun ödemi mutlaka hızla giderdiği düşünülmemelidir.
K vitamini veya arnika içeren ürünlerin morluğu kesin olarak hızla geçirdiği de söylenemez. Cilt üzerine kullanılacak ürünler özellikle enjeksiyon giriş bölgeleri kapanmadan gelişigüzel uygulanmamalıdır.
Hafif şişlik ve morluk ile damar tıkanıklığı gibi ciddi komplikasyonları birbirinden ayırmak önemlidir.
Özellikle işlem sırasında veya sonrasında:
gibi belirtiler gelişirse rutin kontrol zamanı beklenmemelidir.
Dolgu maddesinin istemeden damar içine girmesi çok seyrek görülse de doku kaybı ve görme kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Göz çevresine yakın dolgular bu nedenle sıradan bir kozmetik uygulama gibi değerlendirilmemelidir.
Göz altı ışık dolgusu sonrası şişlik ve morluk normal midir?
Hafif şişlik ve morluk enjeksiyondan sonra görülebilir ve çoğunlukla zamanla azalır. Ancak şişliğin giderek artması, belirgin ağrı veya görmeyle ilgili değişiklikler normal iyileşme olarak kabul edilmemelidir.
Göz altı dolgusundan sonra şişlik kaç günde iner?
Kesin süre kişiden kişiye değişir. Hafif şişlik genellikle ilk günlerde azalmaya başlar ancak bazı kişilerde daha uzun sürebilir. Haftalar boyunca devam eden veya tekrarlayan şişlik ayrıca değerlendirilmelidir.
Buz uygulaması nasıl yapılmalıdır?
Soğuk uygulama önerilmişse buz doğrudan cilde veya göze temas ettirilmemelidir. Araya temiz ve ince bir bez konabilir ve bölgeye sert baskı uygulanmadan kısa aralıklarla kullanılabilir.
Göz altı dolgusundan sonra topaklanma normal midir?
İlk dönemde şişlik nedeniyle küçük düzensizlikler hissedilebilir. Ancak belirgin bir kitle, uzun süren sertlik veya görünür düzensizlik varsa bölgeyi kendi kendine masajla düzeltmeye çalışmak yerine değerlendirme almak daha uygundur.
Dolgudan sonra göz çevresine makyaj yapılabilir mi?
Enjeksiyon giriş noktalarının temiz tutulması önemlidir. Makyaja ne zaman dönülebileceği kullanılan yönteme ve cildin durumuna göre değişebilir. Özellikle ilk dönemde giriş noktalarını tahriş edecek uygulamalardan kaçınılmalıdır.
Tyndall etkisi kendiliğinden geçer mi?
Dolgunun çok yüzeysel yerleşimine bağlı gerçek Tyndall etkisi uzun süre devam edebilir. Öncelikle mavimsi görünümün nedeninin belirlenmesi gerekir. Hyalüronik asit dolguya bağlıysa bazı durumlarda hyaluronidaz kullanılabilir.
Şiddetli ağrı veya görme bulanıklığı normal midir?
Hayır. Dolgu sonrasında ani şiddetli ağrı, cilt renginde belirgin değişiklik veya görmede bozulma gelişmesi acil değerlendirme gerektirir. Damar tıkanıklığına bağlı ciddi komplikasyonlar nadirdir ancak hızlı müdahale önemlidir.
Klinik dermatoloji ve kozmetik dermatoloji hakkında tüm merak edilenler için bize ulaşabilirsiniz.